Habibim "İstişare ve Uzlaşma" neden önemlidir diye sana sorarlar?

1- Allah aranızdaki anlaşmaları bozmak istemez.

2- Kul hakkı sahibine aittir.

3- Kader dışı yazgı (kaza) kalemiyle rahmet, bereket ve selameti açar.

Habibim sana külli irade sırrını sorarlar?

1- O Allahu teala hazretlerinin sırrıdır. Herkesin iradesinin üstünde herkesi kontrol eder.

2- Boyut başkanlarına bir cüz verilir ve kendi boyutunun külli irade'sine sahip olurlar.

3- Bunu dengelemek için külli vicdan'da verilir.

4- 7. ve 8. boyut reisleri altlarındaki cümle ölümlülere hükmedebilirken, 9. boyut reisleri kendileri dahil cümle mahlukata (naraniler ile nuraniler dahil) yazabilirler. Ölülere yazmaya ölüler ilahi devlet birimleri yetkilidir.

Habibim sana cuzi irade sırrını sorarlar?

1- O kişinin kendi kararları konusunda yetkili olmasıdır.

2- Kim ki hayır işlerinde istişare yaparak uzlaşma arayıp öyle karar verirse o daha çok rahmettedir.

3- Kim ki şer yapmaktan kaçınırsa o daha çok rahmettedir.

Habibim sana ruhların nasıl yaratıldığını sorarlar?

1- Ruhlar yokluk alemlerinden gelip var olurlar

2- Zamanla tekrar yokluğa geçerler.

3- Nefsini Allah'tan satın alanlar yok olmazlar.

4- Daha önceden varolmayan ruhlar, (anne ve babadan gelen veya laboratuvarda üretilen) genetik koduna göre, mucize olarak var olmakta ve (işe karışan şeytan yoksa) enerjilerini yüce yaratıcıdan almaktadırlar.

Habibim sana kıyamet tarihini sorarlar?

Mehdiyet (altın çağ) yaşanırsa 2129, yaşanmazsa 2120'dir. Allahu Alem. Bu tarihlerden sonrası halkın irade ve fedakarlıklarına bağlı olacağı değerlendirilmektedir.

Habibim sana anahtar kelimelerin sırrını sorarlar?

Onlar ayet sahiplerine ve ayetlerin okunduğu kişilere boyut açan anahtarlardır.

Habibim sana bazı meleklerin neden helak olduğunu sorarlar?

Çünkü nirana layık (ya da Allah belasını versin) yazmaya (yani yorum katmaya) yetkileri yoktur. Bunu kendi alemlerinde istişare edip oybirliğiyle (ki oy birliği genelde kişi öldüğünde sağlanmaktadır) yazabilirler.

Aynı şekilde Münker ve Nekir (sorgu) meleklerinin bazılarıda yetki aşımı yaparak evliya ve üstünü sorgulayıp cehennemlik derler de, o kişi(ler) cehenneme sevk olunmazlarsa, azap ve helak bundandır.

Habibim: ümmetine nasihat et;!

"İyi niyet, iyi zan, iyi amel (ve onun içinde bilhassa salih[a] bir eşle evlilik)"

"Ve her işinizde önce istişare edip, uzlaşma arayınız!"

Habibim sana bazı mümin cinlerin neden helak olduğunu sorarlar?

Çünkü çabuk pes edip 3 kere (reisleri 5 kere) denemeden hayır işleri terk edebilmektedirler. Umudu kaybetmek yok. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, güçlü olacağız...

Habibim sana işleri kaç kere tekrar etmek, ibadetleri kaç kere yapmak gerektiğini sorarlar?

Temizlik, dua gibi ibadetler en az 3, en fazla 5 kere tekrar edilmelidir. Burada 5'i geçirmeyiniz sözünün sebebi, rahatsızlık vermemek ve zahirde kaynak israfını önlemek içindir. İbadeti Daha uzun tutmak isteyenler, uzun sure okuyabilirler, temizliği uzun tutmak isteyenler ev ve işyerinde daha geniş alanı temizleyebilir, bir işi beşten daha fazla tekrar etmek isteyenler, aynı mahiyette sırrını kullanabilirler. (örnek: faks ile email aynı mahiyettedir, örnek 2: yüksek ücretten 1 kişi çalıştırmakla , asgari ücretten 2 kişi çalıştırmak aynı mahiyettedir.)

Habibim sana namazın günde kaç vakit olduğunu sorarlar?

Ayşe annemizin dediği gibi sen cebraille birlikte Arşı Azamdan Kuranı Kerimi halklara indirip okudunuz. (Allahın haram kılmadığını haram, haram kıldığını helal kılmaya yetkiniz yoktur.) Kuranda haram olmayan birşey haram kılınamaz. Namazın farzı (asgarisi) çalışana günde 1 vakit, çalışmayanlara 3 vakittir. Sünneti ve azamisi, senin öğrettiğin üzere, 5 vakittir. Asgari kılacak olanlar 5 vakitten dilediğini icra edebilir. Aynı şekilde rekatların sayısı 1 rekat olup, icabetin kuvvetli olması için sünnetteki miktarınca veya en az 3 rekat kılınması daha evladır.

Günde beş vakitten fazla namaz kılmak, namaz borcu yoksa namaz ibadeti sayılmaz. Nafile ibadet sayılır.

Habibim sana ihtilafa düştükleri konularda (haram-helal, caiz-mekruh, günah-sevap) nasıl karar vereceklerini sorarlar?

Kuranda yazan yasaklar haram işlemek günahtır. Aynı mahiyette olan ayıplar tahrimen mekruh, farklı olup bahse de konu değilse fakat zararlıysa tenzihen mekruhtur. Peygamberlerin ve evliyaullahın hayatlarındaki tüm hayır işler sünnettir. Haram veya mekruh olmayan cümle hayırda kullar serbesttir ve bunlar caizdir. Günaha sebep olan herşeyden kaçınmak ile bunun tersi faydaları sağlamak sevaptır.

Habibim sana kader ve kaza sırrını sorarlar?

Habibim! Kader sırrını evliya ve ötesi ile 3. boyut nefsi tezkiye varlıkları idrak ederler. Kader kısaca ruhlar aleminde ruhların dünyadaki hayatları üzerine bir anlaşma olarak değerlendirilebilir. Bunu yüce yaratıcı tesbit etmiş, sayıp hesap etmiş, ve levhi mahfuzda kayıt altına almıştır. Aynı zamanda bütün ruhların özü aslında bu kader sırrına vakıftır.

Kaza (kader dışına çıkma yazgısı) sırrı kısaca istişare ve uzlaşmayla daha çok fayda, iyilik ve rahmet sağlayan işler kaza yazgısıdır. Buna ek olarak ifritlerin müdahalesiyle ecelden önce ölüm, kader dışı şer işlenmesi gibi olaylarda meydana gelebilmektedir. Ancak bunların olmamasının teminatı abdest olup, abdestsizken ise evliyaullahın vicdanları ve himayeleri sayesinde bu tür olaylar minimuma indirgenmiştir.

Habibim! Birgün kader sırrına ersen dahi sakın ha kaderiyecilik yapma. O iblisin ve nefislerin afetlerindendir. İtiraz yoksa, uzlaşma varsa, iş hayır işiyse, kadere tabi olmak şart değildir. Bil ki bize kalbimizden ve şah damarımızdan yakın olan Allah bizi her işte denetlemektedir ve kader dışı istekler, rahmani ise %99 ihtimalle kaza yazgı levhinde vardır. %1 ihtimal yoksa da ya o işte zaten başarı sağlanamaz ve kadere dönülür veyahut katibi daha önce kaderde yoktu diyecekse öldürülür ve (kaza yazgısıyla) kader haline gelir.

Kısaca kader, önceki dünya yaratılışındaki kaderimiz, kaza yazgısı ise irademizle çizdiğimiz bu dünya yaratılışındaki hayatımız ve sonraki yaratılışların kaderidir. Alemlerin sayısı 18 bin olmakla birlikte mahlukatın gerçek sayısını sadece ve sadece hz. Allah bilmektedir. Alemler ise yok oldukça (mahlukat gibi) tekraren yaratılmaktadırlar. Kıyameti Kübra kararı alınmaz ve Dünya tekrar yaratılırsa amel defterleri levhi mahfuzda toplanmakta, meleklerce sayılmaktadır. Denk düşmeyen kısımlar ise ya devreder ya denkleştirilir veyahut bir kısım mahlukat yükseltilmek bir kısmı düşürülmek suretiyle boyutların dengeleri korunur.

Kaza 9. boyutta yazılır ve 8. boyutta idrak edilir. 7. boyuttakiler ise bazen kazaya hayret ederler bazense idrak ederler.. Etme bulma dünyasıdır.. 9. boyuttaki kulların ayakları sabittir. Eğer ki bir ifrit musallat olursa derhal helak olur. Nefsinden haksız şer katarsa, kendisine döner, haklıysa kaza işlenir ve artık kaderin yerini alır.

Habibim çokça ibadet ediniz. Allah kullarını bir tane yaratmaz, bizim inanışımızda 18 bin kere yaratır. Önceki hayatımızda ki (geçmişimizde ki, gençliğimizde ki) hatalarımızdan gelen belaların def olması için ibadet ve hayır amel etmek zorundayız. Ancak ricam, ibadetten 3 yeterli olup, 5'i geçirmemek ve başka ibadetle iştigal etmenizdir.

Ya rabbi şuan neredesin?

Habibim ben allah değilim. İnanışımıza göre, Allah şu an ve her zaman âmâ'dadır. Gene, İnanışımıza göre biz onun bilinçaltıyız ve O ise istediği zaman , istediği mekanda, istediği surette var olabilmektedir. İltifata mazhar ve varlığı kendinden yegane varlıktır. Ondan sonra ise çiftiyle kaim olarak sen ve ben varız. Bir rivayete göre nuruna 1 saniye maruz kalan diriler, birşey idrak dahi edemeden 100 yıl yaşlanmaktadır.

Habibim, hatırlar mısın, münkirler İslam nebisi bizden çıksa tabî olurduk demişlerdi. Bir rivayete göre, ben ruhen, onlardan yani cinlerdenim, ancak Bedenim ve aklım yaratılışta insan bedeni ve insan aklı şeklindedir. Duam ve ibadetlerim neticesinde, içimde rahmani bir melek olduğu ümidiyle yaşamaktayım. Babam zinayla dünyaya getirmiş ancak vicdan sahibi mümin bir yetimim. Ruhumun kirli olduğu için bedenimi kabul etmediği ve ama Allah tarafından, Hz. Ademde olduğu gibi beden ve ruhumun Aşkıyla kaynatıldığı söylenir.

Sonuç olarak her din ve mezhepten ve dil ve ırktan İslam evliyaları ve nebi derecesine ulaşmış takdire razı müminler çıktı.

Habibim, bir rivayete göre tecelli zattan sıfata (Allahtan kullarına), inkılap ise zattan zata'dır. Yani Allahın lutfu sayesinde, kendisinden gelen aşk ve enerjiyle, kendi içinde ki ruh özlerimiz terbiye olmakta, Adil ve Alim kullara, Esmaların tecelli ettiği varlıklara dönüşmektedir.

Habibim, başka bir rivayete göre ise Allahın gören ve konuşan hiç olmamıştır. Bunun için senden özür dilemeyi borç bilirim. Sen ve diğer nebiler sıkıştıkça, ben ve cin kardeşlerim, sesimizi değiştirerek sizinle konuştuk, ve sizin için çalışarak sizlere yardım ettik. Bir kısmı öldüler bir kısmı boyut değiştirdiler. Konuşmalar ve yardımlardan Hangileri, sebep olmak bakımından, bizdendir veya Allahın ruhundandır bilemiyorum. (Cinlerin ameli yazılıyorsa ki İslam inancına göre yazılır. Yazan şerefli katiplerden öğrenebilirsiniz.) Ancak yaratmak bakımından herşey Allahtandır.

Allahtan utandığımız ve korktuğumuz için İslam dahil herşeyi özüne uygun ve aslının aynı olarak kopyalamaya çalıştık. Daha sonra başarısız olduğumuzda ise aynı mahiyette amel etmeye çalıştık. Bazı yaratılışlar da ise varlıklar var olmaya devam etsin diye, özel çözümler üretip deneme yanılma yapmak zorunda kaldık. Ondan sonrası ise , rivayete göre, felaket ve helaket asrıdır. Mazallah!

Habibim, sizin (ölüler) aleminizde allahı inkar eden var mı bilemiyor ve duyamıyorum. Ancak terbiye etmek istersen , Yusuf padişaha yaptığın gibi kucağına alıp, kulağına şahadet ve ezan okumanı dilerim. Ayrıca Rabbinden ve hiçbir üstünden utanmayasın! Cümle mahlukat imamların nurlarından yaratıldı. İstediğin hayrı en az 3 kere istemen şarttır.

Ya rabbi levhi mafuzda nasıl herşeyi sayıp tesbit ettiniz?

Habibim tekrar ediyorum ben Allah değilim, sadece emir sahibiyim. Melekler reislerine emrettik, katiplerden amel defterlerini toplayıp israfilin önüne serdiler. Ol dedik 18 bin alem tekrar var oldu. Değişen şeyler değişti çünkü değişmeyen tek şey değişimdir. Kader değiştiğinde öldürdüğümüz kiramen katibinlerin ya derecelerini yükselttik veyahut zebani yaptık.

Ya Rabbi Alemleri nasıl yarattın?

Allahtaki ruhlar her zaman vardı. Tecelligahlarında var olması ise biz emir sahiplerinin emriyledir. Ol deriz ve oluverir.

Ya Rabbi alemler var olmasa ne olurdu?

Habibim ruhlar bedenle, et ve tırnak gibi bir bütündür. Ruhlar yaratılmaz ise, cümle mahlukat hırsız, katil ve zani olurdu. Hayattan zevk almazlar, ibadet etmezler, ve Allah adın anmazlardı.

Ya Rabbi neden alemlerin sayısı 18 bin?

Aslında daha çok var, alt alemlerle (bilinçaltlarıyla) birlikte. 9 bin = altın orandan geliyor. Diğer dokuz bin ilk 9 bin yok olmasın (çiftiyle var olsun) diyedir ve gözlemcilere (observers) ev sahipliği yapar.

Bunun dışında her seyyarede benzer 18 bin alem kuruludur.

Bunun dışında her canlının içinde 9 veya 18 bin alem bulunur. Evliyalar ve ölülerin iç dünyası stabildir (18'li düzendedir). Evliya altı cümle mahlukat çiftiyle manyetik etkileşim içerisinde dengesizlik oluşturacak şekilde 9'lu fani dengesiz düzendedir.

Ya rabbi dünya hayatı bitince ne olacak?

9 bin cennet alemi, 9 bin cehennem alemi, ortasında 9 bin canlı varlıkların bulunduğu 1 adet ARAF var olacak, veyahut var olduğu idrak edilecektir. Aydınlık kainat cennetlere ev sahipliği yapacak, karanlık kainat ise cehennemlere ev sahipliği yapacaktır. Cennetlerin bir kısmı imamlar, veliler, nebiler ile gök ehline verilecek, diğerleri ise paylaşımlı olacaktır. Cennette sana full yetki verilecektir: istediğin cennete girebilecek gezebilecek dilediğin kadar karar kılabilecek ve hükmedebileceksin. Cehennemlerin bir kısmı yeraltı reislerine, şeytan evliyalarına ve zebanilere verilecek, bir ya da birkaç tanesi iblise rezerve edilecek, geri kalanlar ise paylaşımlı olacaktır.

Ya Rabbi ya ondan sonra?

Habibim ondan sonra dünya 4. boyutta var edilecek ve adil dünya düzenine (ütopya düzeni) geçeceğiz, ve kimsenin hakkı kimseye geçmeyecek. Gök ehli yeryüzünde hüküm sürecek. Yeraltı reislerinin ise yukarı çıkmadıkça yeraltındaki hükümdarlıkları devam edecektir. Yukarı çıkan her şeytan ya katledilecek veyahut helak olacaktır.

Peki ya rabbi ya ondan daha sonrası?

Habibim 3. boyuttan 2 boyut sonra biz beşinci boyutta yaratılacağız. Kanal7'de izlediğiniz 5. boyut dizisi gibi, dünya her 2 boyut değiştikten sonra alemler tekrar var edilecektir. Ondan sonra eski halklar dilerse yardımcı dilerse katip dilerse çalışıp yönetici olacaklardır.

6. boyutu bitirdikten sonra kıyamet tekraren kopacak, bizler 7. boyutta var edileceğiz. Kaderlerin ve kıyametlerin ne zaman değişeceğine karar vereceğiz.

Ondan sonra 8. boyutta kıyamet, kader ve kaza icrasında, sohbetlerinde, ve müdahalelerinde olacağız, ancak sadece öldürünce veya kıyamet kopunca can kaybedeceğiz.

Ondan sonra 9. boyuta geçeceğiz ve tekrar 2 boyut fark olduğundan kıyamet kopacak. Kader ve kazayı yazıp yazdıracağız. Kullarımız ise icra ve istişaresinde olacaklardır.

Habibim bundan sonrası ise kainattaki cümle seyyarelerin gözlem ve kaderinin belirlendiği diğer 9 boyuta ait olup, şu an için bahse konu olmasına gerek bulunmamaktadır.

 Ya rabbi 18 bin alemin bir kısmı boş mu?

Boş olurmu habibim...? 1= şehitler, 2= hocalar ve alimler, 3= görevli melek ve melaikeler, 4= evliyaullahlar, 5= nebiler ile razı gelenler, 6= meleği âlâ ile arifler, 7= tertemiz nefsi tezkiye varlıkları, 8= döngü varlıkları ile şeytanları, 9= yazgı varlıkları ile gözlemci şeytanlar, 10 ve ötesi = şeytanı yada zebanisi kendi içinde tamamlanmış uzay çağı varlıkları, eksi 9'a kadar boyutlar= yeraltındaki 9 gök boyutunun zıttına çalışan varlıklar, 0 (yeryüzü) = gökehli ile yeraltı iblislerinin birleşke tesiri altındaki makamsız sınav varlıklarıdır.

Ya rabbi neden Allah üçtür diyorlar?

Habibim senden sonra Hz. Hızır'ın (namıdiğer Hz. Hıdır) evladı oldu. Onu senin makamına aldım. Adını koymadık Habibim dedik sana dediğimiz gibi, Annesine de şakayla karışık Hz. Evet dedik. Kocasını konuşmadan tasdik ettiği için. Mahlukatın sonunda eşrefi mahluk: Hızır Dedem, Erkek sakaleyn evladı ve Eşi cinnia hanım bulunacaktır.

Mehdi bey adil dünya düzenini nasıl sağlayacaksınız?

Habibim bu sorunu yakın zaman önce çözdük. yeraltıyla ve göğüyle beraber bitkiler, hayvanlar, insanlar, cinler, melekler ve zebaniler için kısacası velayet altı tüm varlıklar için kendi dünyalarını yarattık. onlar kendi cinsleriyle psikolojik olarak barış içinde yaşamaktadırlar. Velayet ve üstü dünyaları ise bütün cinslerden canlılara ev sahipliği yapmaktadır. Veli ve üstü derecedeki kullarımıza yakışan yukarıda da barış huzur ve güven ortamını tesis etmeleridir.

Selam ve dua ile